Birgivi Vasiyetnamesi Kadızade Şerhi

Birgivi Vasiyetnamesi Kadızade Şerhi
Eûzü ve Besmele okuyarak başlıyorum:
Devamlı var olan, ondan başkası onunla varlıkta duran, varlığının başlangıcı ve sonu olmayan, zâtında sıfatlarında ve işlerinde ortağı ve eşi bulunmayan, yaratılmışlardan hiçbirine benzemeyen; diri, bilici, işitici, görücü, dileyici, gücü yetici, söyleyici ve yaratıcı olmak sıfatlarına sahip olan AllâhüTeâla'ya, "OL" emri ile yarattıklarının sayısı kadar, sevdiği ve beğendiği şekilde hamd ve senalar olsun!
Bütün dualar, iyilikler onun peygamberi ve en sevgili kulu, insanların her bakımından en üstünü, en güzeli olan Muhammed Mustafa (s.a.v.)'e ve Ehl-i Beytine ve ashabının hepsine (rıdvânullâhiteâlâ aleyhim ecmâin) ve bunları sevenlere ve izlerinde gidenlere olsun!
Cenâb-ı Hakk, bütün insanlara, sayılamayacak kadar çok nimet, iyilik vermiştir. Bunların en büyüğü, en kıymetlisi olarak da, Resuller ve Nebiler (a.s.) göndererek ebedi saadet yolunu göstermiştir ve "Nimetlerimin kıymetini bilir, emrettiğim gibi kullanırsanız, onları arttırırım. Kıymetlerini bilmezseniz, bunları beğenmezseniz, elinizden alır, şiddetli azab ederim" buyurmuştur.
Asırlar boyunca İslâm dininin hâmisi olan Osmanlı Türklerinin yetiştirdiği en büyük âlimlerden İmâm Birgivî'nin ( Muhammed b. Ali Birgivî ) eserlerinden biri olan Vasiyyetnâme'sini, yine Osmanlı âlimlerinin büyüklerinden Kadızâde İslâmbolî (Ahmed b. Muhammed Emîn Efendi) şerhetmiştir. Ehl-i Sünnet itikadını ve lüzumlu amel, ahlâk, edep ve insanlık bilgilerini içine alan bu kitap pek lâtif, çok kıymetlidir. Ebedî saadete kavuşma anahtarıdır dense yeridir.
Muhammed b. Ali Birgivî, hicri 928 yılında Balıkesir'de doğmuştur. Babası Ali Efendi müderris idi. İlk ilimleri orada öğrendikten sonra, İstanbul'a gelerek asrının âlimlerinin tedris halkasına devam etmiştir. Sonra bazı medreselerde ders okutmuş olmakla beraber Tarîk-ı Bayramî meşâyihinden Şeyh Abdurrahman Karamanî'ye intisab etmiş, zühd ve takva yolunu seçmiştir. Padişahın hocası Mevlâna Atâullah Efendi tarafından Aydın vilâyetine bağlı Birgi kasabasında yapılan medresenin müderrisliğine tayin olunarak, oraya gitmiş ve orada kalmıştır. Bunun için Birgivî denmiştir.
Ömrünü vaaz, tedris ve kitap yazmakla geçirip, diyanet, zühd ve takva hakkında ilmini açıkça söylerdi. Bu hususta taviz vermezdi. Birçok kitaplar yazdı. En meşhurları Tarikat-ı Muhammediyye, Ma'delü's-Salât, Nûrü'l-İhyâ adlı eserleri ile nahivde İzhar ve Avâmil kitapları olup, başka birçok kitapları da vardır.
Tarikat-i Muhammediyye'nin Hadîka-i Nedviyye şerhi iki cilt olup çok güzeldir. Abdülganî Nablûsî (rahmetullahi aleyh) yazmıştır. İmâm Birgivî 981 yılında elli üç yaşında iken taundan vefat etmiştir. Türbesi Birgi kasabası dışında bir tepe üzerindedir.
Kadızâde (Ahmed b. Muhammed Emin Efendi) 1133'de doğup, 1197'de vefat etti. Birgivî Vasiyyetnâmesi'nin şerhinden başka Âmentü Şerhi olan Ferâidü'l-Fevâid kitabını yazdı. İkisi de çok kıymetli birer hazinedir. İlminin çokluğunu, kitaplarını okuyanlar açıkça görürler.
İslâm dini, ilim dinidir. İlim olan yerde İslâm da vardır. İlim olmayan yerde din de yoktur.
Dinimizin bilgilerini, İslâm âlimlerinin, Allâhü Teâlâ'nın seçkin kullarının kitaplarından okumak, öğrenmek lâzımdır. Her gazete ve din perdesi altında yazılmış kitaptan din öğrenilmez. Din kitabı okumak için önce, yazarının kim olduğunu ve dinimizdeki âlimler arasındaki yerini bilmek gerekiyor. Hele bu zamanda, piyasada binlerce kitap bulunurken bu bir zaruret oluyor. Dinî hiçbir mesuliyet duymadan, doğru-yanlış sayısız din kitabı çıkarılıyor. Din kitabı yazmak için, korkmak, titremek ve büyük mesuliyet altına girdiğini düşünmek lâzımdır. Bunun için de, ilmi çok, edebi çok, mesuliyet duygusu ve Allah korkusu çok Allah adamlarının, gerçek âlimlerin kitaplarını okumaktan başka çare yoktur. Doğru sözler arasına, birkaç yanlış ma'nâ ilâve edip, böylece maksatlarına kavuşan din ve îmân hırsızları, âlim taslakları ve pervasız reformcuların kitaplarını değil, bu din-i mübini bize ulaştıran ve bunu korumak için, kanlarını, canlarını, rahatlarını seve seve feda eden yüksek atalarımızın, aziz ceddimizin yazdıkları ilmihâl kitaplarını okumalıdır.
Bu kıymetli kitabın sadeleştirilmesini, bu günâhı çok, ilmi ve aklı az kuluna nasib ettiği için Allâhü Teâla'ya sayısız hamd ve senalar olsun.
Risalenin musannifi Muhammed b. Ali Birgivî'nin sözleri parantez içerisinde, şerheden Kadızâde'nin sözleri ise düz harflerle yazılmıştır. Az da olsa, gerektiği zaman, Osmanlıcadan sadeleştiren bu fakir tarafından açıklama olarak, köşeli parantez [ ] içinde birkaç kelime yazılmıştır.
Sık sık geçen musannif sözü ile risalenin müellifi Muhammed b. Ali Birgivî kastedilmektedir.
Kitabın ifâdesine hemen hiç dokunulmamış, ancak sadeleştirme yapılmıştır. Bu bakımdan halkımızın anlayacağı ve çok istifade edecekleri bir ilmihâl kitabı olacaktır.
Allâhü Teâlâ kusurlarımızı affeylesin! İbadetlerimizi kabul eylesin! Her iki dünyada sevdikleri ile bulundursun. Kalplerimizi ehl-i sünnet itikadı ile azalarımızı şeriata uygun amel ile ziynetlendirsin. Kendi sevgisini, Habîbi (s.a.v.)'in sevgisini, Ehl-i Beytin ve her biri birer hidâyet yıldızı olan ashâb-ı kiramın (r.aleyhim), âlim ve evliya kullarının sevgisini kalplerimizde arttırsın. Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak tanıtsın. Âmin!
- Açıklama
Birgivi Vasiyetnamesi Kadızade Şerhi
Eûzü ve Besmele okuyarak başlıyorum:
Devamlı var olan, ondan başkası onunla varlıkta duran, varlığının başlangıcı ve sonu olmayan, zâtında sıfatlarında ve işlerinde ortağı ve eşi bulunmayan, yaratılmışlardan hiçbirine benzemeyen; diri, bilici, işitici, görücü, dileyici, gücü yetici, söyleyici ve yaratıcı olmak sıfatlarına sahip olan AllâhüTeâla'ya, "OL" emri ile yarattıklarının sayısı kadar, sevdiği ve beğendiği şekilde hamd ve senalar olsun!
Bütün dualar, iyilikler onun peygamberi ve en sevgili kulu, insanların her bakımından en üstünü, en güzeli olan Muhammed Mustafa (s.a.v.)'e ve Ehl-i Beytine ve ashabının hepsine (rıdvânullâhiteâlâ aleyhim ecmâin) ve bunları sevenlere ve izlerinde gidenlere olsun!
Cenâb-ı Hakk, bütün insanlara, sayılamayacak kadar çok nimet, iyilik vermiştir. Bunların en büyüğü, en kıymetlisi olarak da, Resuller ve Nebiler (a.s.) göndererek ebedi saadet yolunu göstermiştir ve "Nimetlerimin kıymetini bilir, emrettiğim gibi kullanırsanız, onları arttırırım. Kıymetlerini bilmezseniz, bunları beğenmezseniz, elinizden alır, şiddetli azab ederim" buyurmuştur.
Asırlar boyunca İslâm dininin hâmisi olan Osmanlı Türklerinin yetiştirdiği en büyük âlimlerden İmâm Birgivî'nin ( Muhammed b. Ali Birgivî ) eserlerinden biri olan Vasiyyetnâme'sini, yine Osmanlı âlimlerinin büyüklerinden Kadızâde İslâmbolî (Ahmed b. Muhammed Emîn Efendi) şerhetmiştir. Ehl-i Sünnet itikadını ve lüzumlu amel, ahlâk, edep ve insanlık bilgilerini içine alan bu kitap pek lâtif, çok kıymetlidir. Ebedî saadete kavuşma anahtarıdır dense yeridir.
Muhammed b. Ali Birgivî, hicri 928 yılında Balıkesir'de doğmuştur. Babası Ali Efendi müderris idi. İlk ilimleri orada öğrendikten sonra, İstanbul'a gelerek asrının âlimlerinin tedris halkasına devam etmiştir. Sonra bazı medreselerde ders okutmuş olmakla beraber Tarîk-ı Bayramî meşâyihinden Şeyh Abdurrahman Karamanî'ye intisab etmiş, zühd ve takva yolunu seçmiştir. Padişahın hocası Mevlâna Atâullah Efendi tarafından Aydın vilâyetine bağlı Birgi kasabasında yapılan medresenin müderrisliğine tayin olunarak, oraya gitmiş ve orada kalmıştır. Bunun için Birgivî denmiştir.
Ömrünü vaaz, tedris ve kitap yazmakla geçirip, diyanet, zühd ve takva hakkında ilmini açıkça söylerdi. Bu hususta taviz vermezdi. Birçok kitaplar yazdı. En meşhurları Tarikat-ı Muhammediyye, Ma'delü's-Salât, Nûrü'l-İhyâ adlı eserleri ile nahivde İzhar ve Avâmil kitapları olup, başka birçok kitapları da vardır.
Tarikat-i Muhammediyye'nin Hadîka-i Nedviyye şerhi iki cilt olup çok güzeldir. Abdülganî Nablûsî (rahmetullahi aleyh) yazmıştır. İmâm Birgivî 981 yılında elli üç yaşında iken taundan vefat etmiştir. Türbesi Birgi kasabası dışında bir tepe üzerindedir.
Kadızâde (Ahmed b. Muhammed Emin Efendi) 1133'de doğup, 1197'de vefat etti. Birgivî Vasiyyetnâmesi'nin şerhinden başka Âmentü Şerhi olan Ferâidü'l-Fevâid kitabını yazdı. İkisi de çok kıymetli birer hazinedir. İlminin çokluğunu, kitaplarını okuyanlar açıkça görürler.
İslâm dini, ilim dinidir. İlim olan yerde İslâm da vardır. İlim olmayan yerde din de yoktur.
Dinimizin bilgilerini, İslâm âlimlerinin, Allâhü Teâlâ'nın seçkin kullarının kitaplarından okumak, öğrenmek lâzımdır. Her gazete ve din perdesi altında yazılmış kitaptan din öğrenilmez. Din kitabı okumak için önce, yazarının kim olduğunu ve dinimizdeki âlimler arasındaki yerini bilmek gerekiyor. Hele bu zamanda, piyasada binlerce kitap bulunurken bu bir zaruret oluyor. Dinî hiçbir mesuliyet duymadan, doğru-yanlış sayısız din kitabı çıkarılıyor. Din kitabı yazmak için, korkmak, titremek ve büyük mesuliyet altına girdiğini düşünmek lâzımdır. Bunun için de, ilmi çok, edebi çok, mesuliyet duygusu ve Allah korkusu çok Allah adamlarının, gerçek âlimlerin kitaplarını okumaktan başka çare yoktur. Doğru sözler arasına, birkaç yanlış ma'nâ ilâve edip, böylece maksatlarına kavuşan din ve îmân hırsızları, âlim taslakları ve pervasız reformcuların kitaplarını değil, bu din-i mübini bize ulaştıran ve bunu korumak için, kanlarını, canlarını, rahatlarını seve seve feda eden yüksek atalarımızın, aziz ceddimizin yazdıkları ilmihâl kitaplarını okumalıdır.
Bu kıymetli kitabın sadeleştirilmesini, bu günâhı çok, ilmi ve aklı az kuluna nasib ettiği için Allâhü Teâla'ya sayısız hamd ve senalar olsun.
Risalenin musannifi Muhammed b. Ali Birgivî'nin sözleri parantez içerisinde, şerheden Kadızâde'nin sözleri ise düz harflerle yazılmıştır. Az da olsa, gerektiği zaman, Osmanlıcadan sadeleştiren bu fakir tarafından açıklama olarak, köşeli parantez [ ] içinde birkaç kelime yazılmıştır.
Sık sık geçen musannif sözü ile risalenin müellifi Muhammed b. Ali Birgivî kastedilmektedir.
Kitabın ifâdesine hemen hiç dokunulmamış, ancak sadeleştirme yapılmıştır. Bu bakımdan halkımızın anlayacağı ve çok istifade edecekleri bir ilmihâl kitabı olacaktır.
Allâhü Teâlâ kusurlarımızı affeylesin! İbadetlerimizi kabul eylesin! Her iki dünyada sevdikleri ile bulundursun. Kalplerimizi ehl-i sünnet itikadı ile azalarımızı şeriata uygun amel ile ziynetlendirsin. Kendi sevgisini, Habîbi (s.a.v.)'in sevgisini, Ehl-i Beytin ve her biri birer hidâyet yıldızı olan ashâb-ı kiramın (r.aleyhim), âlim ve evliya kullarının sevgisini kalplerimizde arttırsın. Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak tanıtsın. Âmin!Stok Kodu:9789758514588Boyut:14*21Sayfa Sayısı:312Çeviren:A.Faruk MeyanKapak Türü:Karton KapakKağıt Türü:Kitap KağıdıDili:Türkçe - Arapça
- Taksit Seçenekleri
- Kuveyt TürkTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim210,00210,002111,30222,60375,60226,80638,50231,00927,53247,801025,20252,001123,48258,301221,88262,50
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.